Kategoriler
Genel

Nanoteknolojinin Önemi

Nanoteknoloji neden önemlidir? Nanoteknoloji neden büyük bir pazarı içeriyor? Nanoteknoloji neden geleceğin bilimidir? Nanoteknolojinin hangi özellikleri onu geleceğin malzemesi yapıyor? Nanoteknoloji neden büyük bir hızla ilerlitor? Nanoteknolojinin kullanıldığı alanlar nerelerdir? Nanoteknoloji alanında mühendisler neden kendilerini geliştirmelidirler?

Nano yalnızca bir ölçü derecesi olduğu için nanoteknolojinin malzeme üretiminden başlayarak, elektronik, manyetik, optik, mekanik, ve biyomedikal amaçlı işlemler gibi pek çok disiplini de kapsayan geniş bir uygulama alanı bulunmaktadır. Yakın zamanda bu alanda yapılan çalışmalar, nano boyutlu malzeme, aygıt ve sistemlerin üretimi, karakterizasyonu ve uygulamaları üstünde yoğunlaşmıştır. Günümüzde kullanılan mühendislik malzemelerinin pek çok özelliği mikrometreden büyük boyuttaki iç yapılarından (tane, kristal) kaynaklanmaktadır. Nano malzemeler ise, üstün özelliklerini, mikrometreden 10 ile birkaç yüz kat daha küçük boyuttaki yapılara borçludurlar.

Atomlarla ve onların dizilişleriyle; malzemede, üretim tekniklerinde, yenilik yapmak ve ihtiyaca uygun üstün özellikli yeni ürünler geliştirmek manasına geliyor.  Nano bir ölçek, nanoteknoloji de o ölçekte geliştirilen teknolojiler manasına geliyor, bu nedenle nanobilim ve nanoteknoloji ile uğraşmak çok disiplinli bir durumdur; hedefi belirli bir konu değil; işbirliği gerektiren, pek çok araştırmayı içerisine alan geniş bir kapsama alanını oluşturur. Nano milyarda 1 demek ve milyarda 1 ölçekle çalışmak demektir.

Micreon GmbH şirketinin yaptığı 2 mm boyunda, 300 mikron genişliğindeki bir deve figürü dikiş iğnesinin deliğinden geçerken… İğne deliğinden deve geçirmek deyimi sizce gerçek olmuş mudur?

Nanoteknoloji nano ölçeklerde malzeme tasarlayıp üretmeyi, bu malzemelerden yeni yöntemler ile aygıt, alet üretmeyi amaçlar. Bu bağlamda nanoteknolojide kullanılan yöntemler, bilinen yöntemlerden oldukça farklı olabiliyor.

Atomların bir yüzey üzerine tane tane dizilmesiyle oluşturulmuş bir NanoAdam 🙂

Artık nanoteknoloji sayesinde süper kompüterlere mikroskop altında bakılabilecek, bir milyon sinema filmi alabilen DVD’ler yapılabilecek, insan vücudunun içerisinde hastalıklı dokuyu bulup iyileştiren, ameliyat yapan nano robotlar kullanılabilecek, insan beyninin kapasitesi ek nano hafızalarla güçlendirilebilecek, birim ağırlık başına şuandakinden 50 kat daha hafif ve çok daha dayanıklı malzemeler üretilebilecek. Bütün bu gelişmeler dünyayı yeniden şekillendirebilecek bilimsel ve teknolojik devrim niteliğindedir. Yani yeni dönem, nanobilim ve nanoteknoloji dönemi olarak başlamıştır. Yine günlük hayatta kullanılan tekstil ürünleri gibi ürünlerin değişebileceği gibi, uzay araştırmalarında ve havacılıkta da yeni roket ve uçak tasarımlarının ortaya çıkması mümkün olacaktır.

Kategoriler
Genel

Freze Makinelerinde Eksantrik Başlıklar Nasıl Sökülüp Takılır?

Freze makinelerinde eksantrik başlıklar nasıl takılır? Freze makinelerinde eksantrik başlıklar nasıl sökülür? Freze makinelerinde eksantrik başlıklar nasıl sökülüp takılır? Freze makinelerinde eksantrik başlıklar nasıl monte edilir? Freze makinelerinde eksantrik başlıkların amacı nedir?

Freze tezgâhlarında fener miline takılacak bütün başlıklar aşağıda belirtilen sıra dikkatle takip edilerek yapılmalıdır: 

Freze tezgâh motorunu ana şalterden kapatınız. Fener mili devir sayısını en düşük devire alınız. Tablayı korumak için yüzeyine tabla genişliğine yakın ölçülerde sunta veya ahşap konmalıdır ki başlık tablaya zarar vermesin ve kaymasın. Başlık yüzeyi ve fener mili yüzeyini bez ile silerek temizleyiniz. Takılacak başlık atölyede bulunan vinçle (vinç yoksa birkaç kişi beraber) kaldırılarak tezgâhı fener mili yuvasına yaklaştırınız. Vinç yardımı ile başlık yüzeyinin yuvasına oturmasını sağlayınız. Yüzeyde pim var ise yuvaya oturmasını sağlayınız. Başlık yuvasına oturduğunda var ise çektirme milini sıkınız. Başlık yuvaya oturduktan sonra tespit cıvatalarını sıkılarak emniyete alınız. Emniyetli bir biçimde başlığın takıldığından emin olduğunuzda tezgâhı düşük devirde çalıştırarak kontrol ediniz. 

Eksantrik Başlıklar

Freze başlıklarının sökülmesinde ise aşağıda belirtilen sıra dikkatle takip edilmelidir: 

Freze tezgâh motorunu ana şalterden kapatınız. Fener mili devir sayısını en düşük devire alınız. Başlıkta freze çakısı takılı ise dikkatli bir şekilde sökünüz. Tabla yüzeyine koruyucu ahşap koyunuz. Tabla yüzeyindeki koruyucu başlığın alt yüzeyine değinceye kadar kaldırınız. Atölyede vinç var ise kancayı başlık yuvasına takıp emniyete alınız. Fener milinde çektirme mili takılı ise sökünüz. Gövdeye tespit edilen cıvataları sökünüz. Başlığı tutan bir şey kalmadığında tablanın enine hareketi ile (y ekseninde) fener milinden uzaklaştırınız. Vinçle başlığı emniyetli bir ortama taşıyınız. Başlık, fener mili ve diğer yardımcı parçaları temizleyerek yağlayınız.

Kategoriler
Genel

Kombiler ve Merkezi Sıcak Su Tesisatı

Kombinin Yerleşimi.

Kombi nedir? Sıcak su tesisatı nedir? Kombi ne işe yarar? Kombi nasıl çalışır? Kombinin çalışma prensibi nasıldır? Kombiler çok yakar mı? Kombi laiyetleri ne kadardır? Kombi fiyatları nasıldır? Kombinin artıları nelerdir? Kombinin eksileri nelerdir? Kombinin avantajları nelerdir? Kombinin dazavantajları nelerdir?

Merkezi sıcak su tesislerinde sıcak su bir merkezde boylerler vasıtası ile ısıtılır ve borularla sisteme dağıtılır. Sisteme doğal veya zorlanmış dolaşımlı sirkülasyon hattı çekilerek batarya sıcak su girişlerinde sürekli sıcak su bulunması sağlanır. Eğer sıcak su sirkülasyon hattı 30m’den daha uzunsa sıcak su sirkülasyon hattına biri asil diğeri yedek olmak üzere iki sirkülasyon pompası konur. Aşağıdaki şekillerde çeşitli sistem şemaları gösterilmiştir.

Kombi; bireysel ısıtma ve sıcak kullanım suyu. temini için dizayn edilmiş duvar tipi birleşik bir cihaz olup, hem kat kaloriferi hem de şofben görevini yerine getirmektedir. Kombi ısıtma cihazları, şofbenlerde olduğu gibi borulardan gelen suyun ısıtılması ilkesi üzerine çalışırlar Bu cihazlar bir kalorifer kazanı kadar kuvvetli olmasına karşın, şofben gibi duvara monte edildiğinde az yer kaplarlar. Sıcak su kullanımının öncelikli olduğu kombilerde sıcak su musluğunun açılmasıyla cihazdaki ani su ısıtıcısı tarafından anında sıcak su temin edilir. Kombi cihazları genellikle iki ayrı ısıl kapasitedir. En çok kullanılan cihazlar 7500-20.000 kcal/h kapasiteleri arasındadır. Diğerleri ise 10.000-30.000 kcal/h arasında kapasite ayarı yapılabilen cihazlardır. Kombilerle izolasyonu iyi yapılmış bir yerleşim yerinde 300-350 m2’lik bir alanı ısıtmak mümkündür. Çalışma prensibine göre kombiler üç çeşittir.

Sıcak Su Tesisatı Şematik Gösterim

– Bacalı kombiler

– Baca fan kitli kombiler

– Hermetik kombiler 

Kategoriler
Genel Haberler Yapay Zeka

Yürüyen robot makine jüri özel öldülü aldılar

İZMİR’de yüksek teknoloji eğitimi alan 6’ncı sınıf öğrencileri, uzay çalışmalarında astronotlara yardımcı olacak yürüyen robot tasarladı.

 

İZMİR’de yüksek teknoloji eğitimi alan 6’ncı sınıf öğrencileri, uzay çalışmalarında astronotlara yardımcı olacak yürüyen robot tasarladı. Robotik kulübü, makine insan iş birliğini temel alarak hazırladığı Robodog projesi ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Robot Günleri’nde jüri özel ödülünün sahibi oldu.

İzmir’de özel bir okulda, sınavla belirlenen öğrencilerin katılımıyla kurulan robotik kulübü, tasarladığı robot projeleriyle ödüle layık görüldü. Daha önce Ayakel projeleriyle Avusturya’da dünya ikincisi seçilen 6 kişilik kulüp, 5 ay süren hazırlığın ardından dört ayaklı yürüyen robot hazırladı. Bilişim Teknoloji öğretmenleri Volkan Küçük, Burcu Özşekerci ve Volkan Olur ile çalışan 6’ncı sınıf öğrencileri Ege Barış, Berkay Geceoğlu ve Onur Orkun Dildi’nin hazırladığı Robodog projesi, ODTÜ Robot Günleri’nde jüri özel ödülü aldı.
Gelecekte robotların yürüyen araba şeklinde olacağını söyleyen bilişim teknoloji öğretmeni Volkan Küçük, tüm dünyanın sanayi 4.0’a ayak uydurmaya çalıştığını belirtti. Öğrencileri geleceğin düzenine hazırlamayı planladıklarını kaydeden Küçük, “Dünyada üretilen popüler teknolojileri öğrencilerimize ürettiriyoruz. Bunlardan biri de dört ayaklı yürüyen robotlar ailesine ait olan Robodog projesi. Amacımız uzay çalışmalarında astronotlara ya da savaş alanlarında askerlere yardımcı olmak. Engebeli arazilerde tekerlekli araçlar devrilme riski yaşıyor. Fakat dört ayaklı arabalar engebeli arazileri yürüyerek geçip düz arazide tekerlekli olarak yola devam ediyor. Sanayi 4.0’da insan makine iş birliği ön plandadır. Bunu en güzel yapan robotlardan biri de Robodog. Keşif aracıyla birlikte yola çıkan astronotumuz makine ile iş birliği yaparak kendi güvenliğini sağlamış olacak. Bu sayede uzay çalışmalarında bir adım daha ileri gideceğiz” dedi.

 

 

HER DİLDE KOMUT ALABİLİR
Robodog’un dil ve komut sınırı olmadığını anlatan Küçük, robot Çin’e satıldığında aynı gün içinde Çince komutları algılayabileceğini dile getirdi. Yüksek teknoloji kullanılarak hazırlanan robotun öğrencilerin kariyerine de önemli bir katkı sağladığını söyleyen Volkan Küçük, şöyle konuştu:
“Bu robot yüksek teknolojiye giriyor. Şuan öğrencilerimiz hangi ülkeye gitse öğrendikleri yüksek teknoloji sayesinde o ülkede öğrenci olabilir ve çalışabilir. Öğrencilerimiz bu sayede bir dünya vatandaşı olacak. Robota her dilde kalk, otur, ileriye git gibi çok sayıda komut verebiliyoruz. Önümüzdeki süreçte robotun üzerine farklı nodüller ekleyeceğiz. Radyosyon ölçme cihazı, altmışlar basıncı, soğuk sıcaklık sensörleri ekleyerek geliştirebiliriz. Robotumuz astronot uzayda bir kaza geçirdiğinde onu uzay mekiğine taşıyacak. Robot uzaya gittiğinde astronottan önce keşif yapıp gideceği yerdeki radyosyon miktarı ya da atmosfer basıncını ölçüp daha güvenli bir astroloji alanı oluşturacak.”

 

 

GELECEĞİN MAKİNE MÜHENDİSLERİ
12 yaşındaki 6’ncı sınıf öğrencisi Ege Barış, robotu hazırlarken yazılım ve basım konularında zorlandıklarını söyleyerek her parçayı hazırlamanın yaklaşık 9 saat sürdüğünü dile getirti. Berkay Geceoğlu (12) ve Onur Orkun Dildi (12) de Ankara’da aldıkları gururun kendilerine büyük mutluluk yaşattığını belirterek “Çok mutlu olduk ve yaptığımızdan gurur duyduk. Herkes bizi tebrik ediyor. Bu alanda kendimizi geliştirip makine mühendisi olmak istiyoruz” diye konuştu.

Kategoriler
Gemiler Genel Haberler

TCG Büyükada (F-512)

Kızağa 15 Haziran 2009 tarihinde  koyulan  TCG Büyükada Denize 27 Eylül 2011 tarihinde indirilmiştir ve aktif olarak göreve 27 Eylül 2013 tarihinde başlamıştır.Türk Deniz Kuvvetleri’ndeki radar görünürlüğü en düşük olan gemidir ve Tasarımından dolayı radarlarından çıkan elektromanyetik dalgaları 7 derece saptırarak yansıtır. Ayrıca radar görünmezliğini korumak için geminin güneş ışınlarıyla ısındığın zaman devreye giren ve borda saclarının soğutulmasını sağlayan soğutma sistemi vardır.
Sınıf ve tipi:Ada sınıfı korvet
  • Tipi:Karakol ve anti-denizaltı savaş gemisi
  • Deplasman:2,300 ton
  • Uzunluk:99.56 m (326.6 ft)
  • Genişlik:1.440 m (4.720 ft)
  • Su çekimi:3.89 m (12.8 ft)
  • Kurulu güç:30,000 kW (CODAG)
  • İtme gücü:1 gaz türbini, 2 dizel, 2 şaft
  • Hız:Ekonomik 15 knot Maksimum 30 knot
  • Menzil:3.500 deniz mili (6.480 km) @ 15 knot
  • Dayanıklılık:21 gün (lojistik destek) 10 gün (destek olmadan)
  • Kişi kapasitesi:93-106 arası
Sensörler ve işleme sistemleri:
GENESIS CMS SMART-S Mk2 arama radarı Sonar, GPS, LAN, ECDIS UniMACS 3000 IPMS X-band radar, Ateş kontrol radarı
Silah:
c 1 x 76 mm OtoMelara Super Rapid top 2 x 20 mm Aselsan STAMP II Anti-yüzey füzeleri:  8 x Harpoon Blok II SSM BB
Uçaksavar füzeleri:
 21 x RAM (PDMS)
Torpidolar:
2 x 324 mm Mk.32 üçlü atar veya Mk.46 torpido Anti-Denizaltı Roketi:  6x DSH Roketi ve Atıcı Sistemi
Havacılık imkanları:
S-70-B2 Seahawk Helikopterİnsansız hava araçları (İHA)
Diğer önemli bilgiler:
20 ton silah depolama yeteneği, JP-5 uçak yakıt, havadan yakıt ikmali (HIRF) ve bakım sistemleri
Kategoriler
Ar-Ge Aselsan Füze Genel Haberler Teknoloji

F35 nedir Özellikleri nelerdir ?

F-35 NEDİR ?

F16’ların ekonomik ömrünü tamamlamasıyla NATO ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılaması için geliştirilen F-35’ler son insanlı savaş jeti olacak gibi görünüyor. F-35, 5. nesil savaş jetini farklı amaçlar için kullanarak proje maliyetini düşürmeye çalışan üretici firma (Locket Martin) 3 farklı uçak modeli geliştirdi. Bu modeller; F-35A, F-35B ve F-35C dir.

F-35A: Klasik iniş kalkış yapabilen model
F-35B: Dikey iniş kalkış yapabiliyor.
F-35C: Uçak gemileri için geliştirilen model.

Türkiye F-35A modelini kullanarak F-16’ların yükünü hafifletmek istiyor. F-35’in üretim ve gelişim sürecinde 9 ülke bulunuyor bu ülkeler; ABD, Avustralya, İngiltere, Kanada, Türkiye. Danimarka, İtalya, Norveç ve Hollanda.

Uçak parçaları gibi bakımını da farklı ülkeler üstlenecek, Türkiye’nin F-16 motorlarının bakımında uzmanlaşmış olması nedeniyle F-35’in motor bakımlarını üstlendi.

İşte F-35 savaş uçağının tüm özellikleri:

Kanat açıklığı 10,65 m
Kanat Alanı 42.7 m²
Uzunluk 15.67 m
Yükseklik 4.33 m
Boş ağırlığı 13.170 kg 
Yüklü ağırlığı 22,470 kg
Azami Kalkış Ağırlığı 31,800 kg
İtme gücü 28,000 lbf (125 kN)
Artyakıcı ile itme gücü 43,000 lbf (191 kN)
Kaldırma Fanı F135 motoru ve 1× Rolls-Royce Kaldırma motoru(80 kN)
Dahili yakıt F-35A 8.382 kg
Azami hız  1,6+ Mach (1.932 km/h)
Menzil  A 2.200 km
Azami irtifa  60,000 ft (18,288 m) 
Tırmanış değeri  40.000 fit/dak. (200 m/sn)
Muharebe yarıçapı 1.081 km
Muharebe yarıçapıF-35B 868 km
Muharebe yarıçapı F-35C 1.138 km
Kanat yüklemesi  446 kg/m²
G Limiti F-35A, F-35B, F-35C   9 G

TAŞIDIĞI SİLAHLARIN ÖZELLİKLERİ

1 adet 25 mm’lİk top 4 namlulu top.

Havadan karaya füzeler:

AGM-88 HARM

AGM-158 JASSM

Brimstone

Lockheed Martin JAGM

Storm Shadow

SOM

Havadan Havaya Füze:AIM-120 AMRAAM

AIM-9 Sidewinder

IRIS-T

MBDA Meteor

Ant-gemi füzesi:

Naval Strike Missile JSM

Long Range Anti-Ship Missile (LRASM)

Bombaları:

MK-84, MK-83, MK-82 Genel maksat bombaları

CBU-100 küme bombası

Paveway serisi lazer güdümlü bombalar

GBU-39 SDB küçük çap bombalar

JDAM serisi

B61 Nükleer bomba

AGM-154 JSOW

 

Kategoriler
Genel Haberler

Mars Roverdan esinlenip Türk Rover yaptılar

Niğde’de makine mühendisliği bölümü son sınıf öğrencisi üç arkadaş, NASA tarafından Mars’a gönderilmesi için yapılan Mars Rover aracından etkilenerek 3D yazıcı teknolojisiyle engebeli arazide hareket edebilen araç geliştirdi.

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümünde okuyan Hakan Kıraç, Serkan Basut ve Beytullah Kayseri, bitirme tezi için insansız kara aracı yapmaya karar verdi.

Çalışmaya başlayan öğrenciler, internette gördükleri Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA)Mars’a göndermek için yaptığı Mars Rover aracından esinlenerek kendi tasarım ve imkanlarıyla engebeli ve dağlık arazilerde kolay hareket edebilen bir araç tasarladı.

Öğrencilerin “Türk Rover” adını verdiği ve parçalarını 3D yazıcıda ürettikleri aracın birbirinden bağımsız 6 tekeri, bir robot kolu bulunuyor ve kamera sistemleriyle görüntü aktarabiliyor. Geliştirilmeye açık olan araç, silah ve mayın tarama gibi sistemlerin takılmasıyla savunma sanayisinde askeri amaçlı kullanıma olanak sağlıyor.

Projede yer alan Hakan Kıraç, yaptığı açıklamada, NASA’nın Mars’a göndermek için yaptığı Mars Rover’dan esinlenerek geliştirdikleri aracı savunma sanayisine hizmet etmesi için tasarladıklarını anlattı.

 

Araçlarının daha da geliştirilmesini amaçladıklarını dile getiren Kıraç, “Engebeli arazide kolay hareket etmesi için 6 tekerlekli bir araç tasarladık. Üstünde malzeme taşıması için robot kol kullandık. Üstü düz, dengede kalmasını sağlıyor. Aynı zamanda üzerine silah sistemleri takılabilir. Şu anda prototip olarak 3 boyutlu yazıcıda üretildi. Bütün parçalarını kendimiz tasarlayıp bastık.” ifadelerini kullandı.

Serkan Basut ise Türk Rover’ın dağlık alanda herhangi bir sıkıntı olmadan ilerleyebildiğini aktardı.

Projeyi tamamen kendi imkanlarıyla yaptıklarına dikkati çeken Basut, “Robot kolu, malzemeleri taşımak için kullanıyoruz. Zaten Mars Rover’ın da mantığı bu. Araçta 6 teker mevcut ve her tekerde DC motor var. Bu motorlar Rover’ın ileri ve geri gitmesini sağlıyor. 6 tane de servo motorumuz mevcut. Servo motorlar da tekerlerin birbirinden farklı hareket etmesini sağlıyor. Ayrıca robot kolumuz da 3 tane servo ve bir DC motor ile çalışıyor.” diye konuştu.

Beytullah Kayseri de aracın robot kol yardımıyla mayın arama dedektörü gibi kullanılabileceğini, araç tasarımlarının geliştirilerek Türk savunma sanayisine hizmet etmesini istediklerini kaydetti.

Kategoriler
Genel Haberler

Japonya ile serbest ticaret Yapılmak için görüşmeler sürüyor

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan “Hedef pazarlardan Japonya ile ticaretimizi dengeli bir şekilde artırmak istiyoruz. Japonya ile özellikle Serbest Ticaret Anlaşması üzerinde çalışıyoruz ve son zamanlarda bu adımlar daha da yoğunlaştı” dedi.

Toplantılar kapsamında önemli oturumlara katıldıklarını ve verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getiren Pekcan, Türkiye’nin sürdürülebilir, kapsayıcı, kural bazlı, adil ve serbest ticaretten yana olduğunu vurguladı.

Pekcan, G20 temasları kapsamında Kanada Ticaret ve İhracatın Çeşitlendirilmesi Bakanı Jim Carr ile Ortak Ekonomik ve Ticari İşbirliği Komitesi (JETCO) mutabakat zaptını imzaladıklarını hatırlatarak, “Bu anlaşma sadece siyasi düzeyde değil, aynı zamanda iş dünyası açısından da önemli bir platform olacak. Bu kapsamda karşılıklı ticaretimizin ve yatırımlarımızın artırılması yönünde çalışmalarımız sürüyor.” ifadesini kullandı.

Bunun yanı sıra Güney Kore Ticaret Bakanı Yoo Myunghee ile de bir araya geldiğini aktaran Pekcan, Türkiye’nin Güney Kore ile STA anlaşmasının bulunduğunu, ikili ticareti daha dengeli bir yapıya kavuşturmak için bir yol haritası tespit edildiğini, Koreli Bakan ile teknik çalışmaların ardından sonbaharda da tekrar bir araya geleceklerini kaydetti.

JAPONYA İLE STA GÖRÜŞMELERİ HIZ KAZANDI

Pekcan, Japonya Ekonomi Ticaret ve Sanayi Bakanı Hiroshige Seko ile de oldukça verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 4,6 milyar dolar olduğunu belirten Pekcan, son zamanlarda ilişkilerde görülen artış eğilimine rağmen ikili ticarette bir dengesizliğin söz konusu olduğuna işaret etti.

Pekcan, hedef pazarlardan Japonya ile ticareti dengeli bir şekilde artırmak istediklerini vurgulayarak, Japonya ile özellikle Serbest Ticaret Anlatmaşıüzerinde çalıştıklarını ve son zamanlarda bu adımların daha da yoğunlaştığını bildirdi.

Japon Bakan ile Davos Zirvesinde bir araya geldiklerini, Paris’te gerçekleştirilen OECD toplantılarında da görüştüklerini ifade eden Pekcan, ayrıca teknik delegasyonun 21-24 Mayıs’ta Japon heyetiyle bir çalışma gerçekleştirdiğini söyledi.

Heyetlerin 17 Haziran’da yeniden toplanacaklarına işaret eden Pekcan, “STA görüşmelerinde her ülkenin hassas olduğu noktalar bulunuyor. Siz kendi ülkeniz için en iyisini istiyorsunuz, karşı taraf da kendi ülkesi için en iyisi istiyor. Dolayısıyla ortak bir noktada adım adım ilerliyoruz ama çok sıkı takip ediyoruz. Serbest Ticaret Anlaşması, Türk ve Japon firmalarının Türkiye’de ve Japonya’da daha fazla yatırım yapmalarını ve her iki ülkenin ürünlerinin daha rahat pazar bulmasını sağlayacak. STA imzalanması halinde Türkiye global ölçekte üretim yapan Japon firmalarının değer zincirlerinde yer almış olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

BREXİT SONRASI YOL HARİTASI İÇİN İNGİLTERE TİCARET BAKANI İLE GÖRÜŞECEĞİZ 

Diğer taraftan İngiltere Ticaret Bakanı Liam Fox ile görüştüklerini anlatan Pekcan, “Bakan Fox, Ankara’ya gelecek. İkili ticaret ve yatırım ilişkilerimizi Brexit dahil güncel gelişmeler ışığında değerlendireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Bakan Pekcan, İngiltere’nin Türkiye’nin ticaret fazlası verdiği, en fazla ihracat yaptığı ikinci ülke olduğuna dikkati çekerek, “İngiltere bizim için önemli bir ülke. Anlaşmasız ayrılık olursa AB ile olan Gümrük Birliği anlaşmasından dolayı bazı sıkıntılar olabilir. Dolayısıyla kural bazlı çalışmamıza devam ederek, ticaretimizin çok fazla engellenmemesi için neler yapabiliriz bu doğrultuda kendileri ile görüşeceğiz.” diye konuştu.

“RUSYA’YA SEBZE VE MEYVE İHRACATINDAKİ HASSASİYETLERİMİZİ DİLE GETİRDİK”

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Oreşkin ile görüşmesine de değinen Pekcan, iki ülke arasındaki ticareti daha dengeli hale getirmek için görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.

Pekcan, Rusya’ya ihracatta özellikle meyve ve sebzedeki geri dönüşler noktasındaki hassasiyetleri dile getirdiklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Vize serbestisi konusunu da tekrar gündeme aldık. Rusya ile 25 -26 Temmuz’da Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) toplantımız var, Rusya’nın Enerji Bakanı Alexander Novak ile ben de KEK eş başkanıyım. Rusya’ya 3 Nisan’da bir ön çalışma için gitmiştim. 8 Nisan’da da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in başkanlıklarında düzenlenen 8. Üst Düzey İşbirliği Konseyi Toplantısına katılmış, iki ülkenin iş adamları ile bir araya gelmiştik. Orada Bakan Novak ile beraber her sektörde çalışma gruplarının aktifleştirilmesini kararlaştırmıştık. Ticaret, yatırımlar ve bölgesel iş birliği, gemi ve yat sektör iş birliği, otomotiv ve makine gibi çalışma grupları bulunuyor. Bunların da ortak çalışmalarını 25 Temmuz’a kadar tamamlamalarını bekliyoruz. Diğer taraftan karayolları nakliyelerinde kotalarda sıkıntı yaşıyoruz. Gelencik Limanı 2 yıl süreyle bakıma alınıyor. İhracatçılarımız açısından alternatif ro-ro hattı oluşturmanın, Novorossisk Limanının tam kapasiteyle çalıştırmanın ya da karayolu taşımacılığı kotalarını artırmanın bu sorunun üstesinden gelmesine yardımcı olacağına inandığımızı kendilerine ilettik.”

Kategoriler
Genel Haberler İmalat & Üretim

TÜRKİYE MAKİNE İLE BÜYÜYECEK

 

MAKFED Makine İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu’nun “Makine Zirvesi–Vizyon 2030” etkinliği hakkında bilgiler.

MAKFED Makine İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu’nun “Makine Zirvesi–Vizyon 2030” etkinliği, sektör profesyonellerinin yanı sıra iş dünyasının önde gelen isimlerini, İstanbul’da bir araya getirmeye hazırlık yapıyor. MAKFED Başkanı Adnan Dalgakıran, “Yüksek teknoloji ile fark yaratan, uluslararası rekabette güçlü, ekonomiye yön veren bir sektör olmakta kararlıyız.

Türkiye’yi makine büyütecek” dedi. Zirveye, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal ve Türk sanayinin duayenleri, ilgili bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları katılacak.

Kategoriler
Genel Haberler Savunma Sanayi

BTÜ “Oktokopter” ile ABD de yarışacak

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrencileri tarafından tasarlanan, 15 kilograma kadar yük taşıyabilen, yarım saatlik uçuş süresine ve 10 kilometre menzile sahip “oktokopter” adı verilen 8 motorlu, pervaneli drone,Ülkemizi ABD’nin Maryland eyaletinde Yapılacak olan Uluslararası İnsansız Hava Sistemleri Yarışması’nda (AUVSİ SUAS Competition) Türkiyemizi Temsil edecek.

ABD’nin Maryland eyaletinde 12-15 Haziran’da düzenlenecek Uluslararası İnsansız Hava Sistemleri Yarışması’na katılmaya hak kazanan üniversiteli gençler, Türk bayrağını ABD gökyüzünde dalgalandıracak.

BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2010’da kurulan genç bir üniversite olmalarına rağmen sahip oldukları üst düzey laboratuvar imkanlarıyla proje ve uygulamalı eğitim alanında Türkiye’nin kalkınmasına destek vermeye çalıştıklarını söyledi.

Karademir, üniversite bünyesinde 50’nin üzerinde öğrenci topluluğu olduğunu belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımızın da vurguladığı gibi öğrencilerin sadece sınıflarda, derslerde aldıkları eğitimle değil, sosyal ve teknik uzmanlık alanlarında da kendi aralarında organize olarak proje odaklı çalışmaları isteniyor. Yurt dışında, gelişmiş ülkelerde öğrenciler bu şekilde hayata hazırlanıyor.” dedi.

BTÜ’de de sosyal çalışmalar yapan öğrencilerin yanı sıra özellikle mühendislik disiplinlerinde uçan otonom araçlar, elektrikli otomobiller üzerine çalışan öğrencilerin ve onların arkasında motivasyonu çok yüksek öğretim üyelerinin bulunduğunu vurgulayan Karademir, geçen sene TEKNOFEST’te 5 takımla yarıştıklarını söyledi

 

Hepsi dereceye giren bu takımlardan birinin, Türkiye birinciliğini elde ettiğini anlatan Karademir, “Bu sene TEKNOFEST’e 10 takımla katılıyoruz. Geçen sene birinci olan takımımız kısa süre sonra ABD’deki yarışlara katılarak Bursa’yı temsil edecek ve ülkemizin bayrağını dalgalandıracak.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Karademir, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile bazı sanayi kuruluşları tarafından da desteklenen öğrencilere başarılar diledi.

BTÜ Uzay, Havacılık ve Savunma Sanayi Topluluğu danışmanı Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Lekesiz ise geleceğin teknolojik araçlarını üretebilmek için farklı bölümlerden topluluk altında bir araya gelen öğrencilerine güvendiğini dile getirdi.

Yarım saat uçuş süresine uygun bir oktokopter

BTÜ Mekatronik Mühendisliği dördüncü sınıf öğrencisi, BENDİS kurucularından takım kaptanı Havva Tuğçe Gürsel, ABD’deki yarışma için kişisel kullanıma yönelik standart drone yerine askeri amaçlı bir araç tasarladıklarını, eleme ve raporlama aşamalarını geçtiklerini belirtti.

Yarım saat uçuş süresine uygun bir oktokopter geliştirdiklerini söyleyen Gürsel, özelliklerini, büyük objelerden kaçınma, görüntü işleyerek insan ve obje tanımlama, zemindeki nesneleri sınıflandırıp haberleştirerek yer istasyonuna gönderme olarak sıraladı.

Havva Tuğçe Gürsel, şunları kaydetti:

“Geliştirdiğimiz drone, üzerinde taşıdığı insansız kara aracını (İKA) belirlenen koordinatlara otonom olarak indirebiliyor. Aynı şekilde insansız kara aracı da taşıdığı insani yardım malzemesini belirlenen başka bir koordinata otonom olarak ulaştırabiliyor. Yarışmada verilen bu görev senaryosunu tek bir uçuşta ve kalkıştan inişe kadar otonom olarak gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu komplike sistem üzerinde bir seneye yakın süredir çalıştık ve şimdi son uçuş testlerimizi yaparak yarışma gününü bekliyoruz. Yeni bir üniversite olmamıza rağmen laboratuvarlarımız ve çalışma atölyelerimiz bize teknik anlamda çok büyük imkan sağlıyor. Rektörlüğümüzün verdiği büyük bir destek var. Böyle bir yarışmaya katılmak yüksek maliyetler de gerektiriyor. Bu noktada firmalardan destek talebimiz oldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, BTSO ve destek olan sanayi kuruluşlarına teşekkür ediyoruz.”

15 kilograma kadar yük taşıyabiliyor

Elektrik Elektronik Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi, BENDİS pilotu Özge Özel de drone’un teknik özellikleri hakkında şu bilgileri paylaştı:

“Araştırdığımız kadarıyla Türkiye’de şimdilik bu şekilde üretilen bir araç yok. Afet ve acil durumlarda yabancı markalı cihazlar kullanılıyor. Geliştirdiğimiz drone 8 kilogram ağırlığında ve 15 kilograma kadar yük taşıyabiliyor. Yarım saatlik uçuş süresine ve 10 kilometre menzile sahip. Birden fazla uçuş modu bulunan aracımız yarışmada otonom olarak uçacak. Benim görevim, herhangi bir olumsuz durumda aracı geri getirebilmek.”

BENDİS takımının diğer üyeleri Elektrik Elektronik Mühendisliği üçüncü sınıftan Sevde Nur Köseoğlu, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği ikinci sınıftan Atılay Can Peker, Mekatronik Mühendisliği dördüncü sınıftan Alper Genç ve birinci sınıf öğrencisi Muhammed Zeyn de ABD’den dereceyle dönmeyi hedeflediklerini ifade etti.