Kategoriler
Etkinlikler & Duyurular Haberler

9 ve 12 Ekim Arası İzmir MAKTEK Fuarı Başlıyor.

768x240_maktekizmir-makineturk

Merhaba arkadaşlar biz de destek olmak adına sizlere duyuruyoruz.  9 ve 12 Ekim arasında  İzmir’de MAKTEK fuarı gerçekleşecek.
Hepiniz online kayıt ile olarak maktek fuarına ücretsiz olarak katılabilirsiniz.

İZMİR MAKTEK FUARINDA NELER GÖRECEĞİZ DİYE ARKADAŞLAR ALTTAKİ GÖRSELE BAKABİLİR.

ÜCRETSİZ MAKTEK FUARINA KATILMAK İÇİN LİNKE TIKLAYINIZ . ( BURAYA TIKLAYINIZ)

Kategoriler
Genel Haberler Yapay Zeka

Yürüyen robot makine jüri özel öldülü aldılar

İZMİR’de yüksek teknoloji eğitimi alan 6’ncı sınıf öğrencileri, uzay çalışmalarında astronotlara yardımcı olacak yürüyen robot tasarladı.

 

İZMİR’de yüksek teknoloji eğitimi alan 6’ncı sınıf öğrencileri, uzay çalışmalarında astronotlara yardımcı olacak yürüyen robot tasarladı. Robotik kulübü, makine insan iş birliğini temel alarak hazırladığı Robodog projesi ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Robot Günleri’nde jüri özel ödülünün sahibi oldu.

İzmir’de özel bir okulda, sınavla belirlenen öğrencilerin katılımıyla kurulan robotik kulübü, tasarladığı robot projeleriyle ödüle layık görüldü. Daha önce Ayakel projeleriyle Avusturya’da dünya ikincisi seçilen 6 kişilik kulüp, 5 ay süren hazırlığın ardından dört ayaklı yürüyen robot hazırladı. Bilişim Teknoloji öğretmenleri Volkan Küçük, Burcu Özşekerci ve Volkan Olur ile çalışan 6’ncı sınıf öğrencileri Ege Barış, Berkay Geceoğlu ve Onur Orkun Dildi’nin hazırladığı Robodog projesi, ODTÜ Robot Günleri’nde jüri özel ödülü aldı.
Gelecekte robotların yürüyen araba şeklinde olacağını söyleyen bilişim teknoloji öğretmeni Volkan Küçük, tüm dünyanın sanayi 4.0’a ayak uydurmaya çalıştığını belirtti. Öğrencileri geleceğin düzenine hazırlamayı planladıklarını kaydeden Küçük, “Dünyada üretilen popüler teknolojileri öğrencilerimize ürettiriyoruz. Bunlardan biri de dört ayaklı yürüyen robotlar ailesine ait olan Robodog projesi. Amacımız uzay çalışmalarında astronotlara ya da savaş alanlarında askerlere yardımcı olmak. Engebeli arazilerde tekerlekli araçlar devrilme riski yaşıyor. Fakat dört ayaklı arabalar engebeli arazileri yürüyerek geçip düz arazide tekerlekli olarak yola devam ediyor. Sanayi 4.0’da insan makine iş birliği ön plandadır. Bunu en güzel yapan robotlardan biri de Robodog. Keşif aracıyla birlikte yola çıkan astronotumuz makine ile iş birliği yaparak kendi güvenliğini sağlamış olacak. Bu sayede uzay çalışmalarında bir adım daha ileri gideceğiz” dedi.

 

 

HER DİLDE KOMUT ALABİLİR
Robodog’un dil ve komut sınırı olmadığını anlatan Küçük, robot Çin’e satıldığında aynı gün içinde Çince komutları algılayabileceğini dile getirdi. Yüksek teknoloji kullanılarak hazırlanan robotun öğrencilerin kariyerine de önemli bir katkı sağladığını söyleyen Volkan Küçük, şöyle konuştu:
“Bu robot yüksek teknolojiye giriyor. Şuan öğrencilerimiz hangi ülkeye gitse öğrendikleri yüksek teknoloji sayesinde o ülkede öğrenci olabilir ve çalışabilir. Öğrencilerimiz bu sayede bir dünya vatandaşı olacak. Robota her dilde kalk, otur, ileriye git gibi çok sayıda komut verebiliyoruz. Önümüzdeki süreçte robotun üzerine farklı nodüller ekleyeceğiz. Radyosyon ölçme cihazı, altmışlar basıncı, soğuk sıcaklık sensörleri ekleyerek geliştirebiliriz. Robotumuz astronot uzayda bir kaza geçirdiğinde onu uzay mekiğine taşıyacak. Robot uzaya gittiğinde astronottan önce keşif yapıp gideceği yerdeki radyosyon miktarı ya da atmosfer basıncını ölçüp daha güvenli bir astroloji alanı oluşturacak.”

 

 

GELECEĞİN MAKİNE MÜHENDİSLERİ
12 yaşındaki 6’ncı sınıf öğrencisi Ege Barış, robotu hazırlarken yazılım ve basım konularında zorlandıklarını söyleyerek her parçayı hazırlamanın yaklaşık 9 saat sürdüğünü dile getirti. Berkay Geceoğlu (12) ve Onur Orkun Dildi (12) de Ankara’da aldıkları gururun kendilerine büyük mutluluk yaşattığını belirterek “Çok mutlu olduk ve yaptığımızdan gurur duyduk. Herkes bizi tebrik ediyor. Bu alanda kendimizi geliştirip makine mühendisi olmak istiyoruz” diye konuştu.

Kategoriler
Gemiler Genel Haberler

TCG Büyükada (F-512)

Kızağa 15 Haziran 2009 tarihinde  koyulan  TCG Büyükada Denize 27 Eylül 2011 tarihinde indirilmiştir ve aktif olarak göreve 27 Eylül 2013 tarihinde başlamıştır.Türk Deniz Kuvvetleri’ndeki radar görünürlüğü en düşük olan gemidir ve Tasarımından dolayı radarlarından çıkan elektromanyetik dalgaları 7 derece saptırarak yansıtır. Ayrıca radar görünmezliğini korumak için geminin güneş ışınlarıyla ısındığın zaman devreye giren ve borda saclarının soğutulmasını sağlayan soğutma sistemi vardır.
Sınıf ve tipi:Ada sınıfı korvet
  • Tipi:Karakol ve anti-denizaltı savaş gemisi
  • Deplasman:2,300 ton
  • Uzunluk:99.56 m (326.6 ft)
  • Genişlik:1.440 m (4.720 ft)
  • Su çekimi:3.89 m (12.8 ft)
  • Kurulu güç:30,000 kW (CODAG)
  • İtme gücü:1 gaz türbini, 2 dizel, 2 şaft
  • Hız:Ekonomik 15 knot Maksimum 30 knot
  • Menzil:3.500 deniz mili (6.480 km) @ 15 knot
  • Dayanıklılık:21 gün (lojistik destek) 10 gün (destek olmadan)
  • Kişi kapasitesi:93-106 arası
Sensörler ve işleme sistemleri:
GENESIS CMS SMART-S Mk2 arama radarı Sonar, GPS, LAN, ECDIS UniMACS 3000 IPMS X-band radar, Ateş kontrol radarı
Silah:
c 1 x 76 mm OtoMelara Super Rapid top 2 x 20 mm Aselsan STAMP II Anti-yüzey füzeleri:  8 x Harpoon Blok II SSM BB
Uçaksavar füzeleri:
 21 x RAM (PDMS)
Torpidolar:
2 x 324 mm Mk.32 üçlü atar veya Mk.46 torpido Anti-Denizaltı Roketi:  6x DSH Roketi ve Atıcı Sistemi
Havacılık imkanları:
S-70-B2 Seahawk Helikopterİnsansız hava araçları (İHA)
Diğer önemli bilgiler:
20 ton silah depolama yeteneği, JP-5 uçak yakıt, havadan yakıt ikmali (HIRF) ve bakım sistemleri
Kategoriler
Haberler Keskin Nişancı Nedir ? Silahlar

As50 bir .50 BMG keskin nişancı/anti-materiel tüfek İngiliz ateşli silah üreticisi doğruluk Uluslararası tarafından üretilmiştir. AS50, operatörlerin patlayıcı veya yangın çıkarıcı mühimmat kullanarak yüksek doğrulukla çok uzun menzilli hedeflere girmelerini sağlar. The AS50 istihdam bir gaz işletilen yarı-otomatik eylem ve namlu fren, aw50 cıvata-eylem tüfek daha düşük geri tepme için izin ve daha hızlı hedef edinimi. Tüfek son derece taşınabilir, ergonomik ve hafiftir. Üç dakikadan daha kısa sürede demonte edilebilir ve aletsiz servis yapılabilir.

AS50, İngiliz Silahlı Kuvvetleri ve Amerika Birleşik Devletleri Deniz Kuvvetleri mühürleri için tasarlanmıştır, tüfek yüksek ateş oranı nedeniyle kullanılır (1.6 saniyede beş tur). Bu yüksek ateş oranı çoğunlukla yüzen varil ve hafif titanyum çerçeveden kaynaklanmaktadır.[3]

Tüfek 1.5 MOA doğruluğuna sahiptir. Namlu serbest yüzer. İki parçalı işlenmiş çelik alıcı, optik manzaraları monte etmek için ayrılmaz bir aksesuar rayına sahiptir. Kısa namlu örtüsünün kenarlarına iki ek ray monte edilir. Ayarlanabilir bipod ve arka destek bacak/el kavrama istikrarlı çekim için izin. Bu silah, 1,500 metre (1,600 yd) aralığında hedefleri doğru bir şekilde meşgul edebilir.

AS50 ağırlığında 14.1 kilogram (31 lb) boş ve beş tur tutar .Tek yığın, çıkarılabilir kutu dergisinde 50 BMG.

Kategoriler
Haberler Havacılık & Uzay Nedir ? Savunma Sanayi

Anka -S Nedir ? Özellikleri ?

ANKA-S nedir?

Anka S Uydu haberleşmesine sahip olarak envantere giren ilk İnsansız Hava Aracıdır. Son dönemde insansız hava araçları noktasında ülkemizde çok ciddi çalışmalar yürütülüyor ve bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkan birçok araç da özellikle terörle mücadelede etkin olarak kullanılıyor. TSK’nın dönem dönem paylaştığı rakamlarda özellikle ülkemizin zorlu coğrafi koşulları nedeni ile yaşanan kayıpları önleme noktasında bile önemli kazanım olan İHA’lara bir yeni isim daha eklendi.Uzunca bir süredir gündemde olan ve 2004 yılında ilk sözleşmesi imzalanan insansız hava aracı projelerinden ANKA’nın silahlı versiyonu ANKA-S’in Milli Savunma Bakanlığı’nın yaptığı bir duyuru ile resmi göreve başlamış olduğu gün yüzüne çıktı. Terörle mücadelede Bayraktar ile birlikte ilk operasyonal göreve çıkan ANKA-S, Türksat uyduları üzerinden kontrol edilebiliyor oluşuyla öne çıkıyor.

Bu sayede hava şartlarından etkilenmeden Türksat uydularının görüş alanında olan her yerden kontrol edilebilen ve veri aktarabilen ANKA-S, 24 saat havada kalabiliyor ve 30 bin feet irtifaya (9 kilometrenin üzerinde) çıkabiliyor. ASELSAN tarafından üretilen CATS görüntüleme sistemini kullanan insansız hava aracı, operasyonlarda Roketsan tarafından üretilen ve ihracatı da yapılan 4 Cirit, 2 UMTAS füzesi taşıyabiliyor.TUSAŞ tarafından üretilen ANKA-S’lerden daha önce 10 adet alınmasının planlandığı ile ilgili birtakım bilgiler almıştık şu anda resmi olarak kaç adet ANKA-S’in görevde olduğuna dair bir bilgi bulunmuyor.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TAI) tarafından geliştirilen ve uydudan kontrol kabiliyeti ile görüş hattı ötesinde, gece ve gündüz şartlarında otonom uçuş ve seyrüsefer yapabilen ilk insansız hava aracı sisteminin kabul testleri başarıyla tamamlanarak 2 adet İHA ve ilgili sistemler Türk Hava Kuvvetlerine teslim edildi.

 

ANKA’nın Özellikleri Nelerdir?
Genel Özellikleri
1-Mürettebat: yok
2-Gövde uzunluğu: 8 m
3-Kanat açıklığı: 17 m
4-Kanat alanı: 13.6 m²
5-Kanat Açıklık Oranı – : 22
6-Kanat Ok Açısı (çeyrek veter): 0
7-Toplam Kalkış Ağırlığı: 1.500 kg
8-Yakıt ağırlığı: 250 kg
9-Yararlı Yük Ağırlığı: 200 kg
10-Motor: 1× Thielert Centurion 2.0 dört-silindirli, turbolu motor, 155 hp (114 kW)
Performans Özellikleri
1-Azami hız: 217 km/s (117 knot,135 mph)
2-Olağan Seyir Hızı: > 75 knot
3-Servis irtifası: 30,000 ft
4-Havada Kalış Süresi: 24 – 32 saat
5-Harekat yarıçapı: 200 km (124 mi)[5]
6-Çevre şartları: 15kts yan rüzgar, 20 kts baş rüzgarı, sıcaklık, nem, yağmur ve buzlanma sınırları, MIL-HDBK-310 ile tanımlanmıştır.

 

Kategoriler
Haberler Nedir ? Savunma Sanayi Teknoloji

p320 tabancası hakkında bilgiler



SIG Sauer P320 tabancası 2014 yılında piyasaya sürüldü. SIG Sauer P250'nin daha da geliştirilmesi. Tabanca, M9'un yerine geçmesi muhtemel bir ABD Ordusu ve Hava Kuvvetleri ihtiyacına yönelikti. 
Sonunda ABD ordusu tarafından M17 olarak kabul edildi. SIG Sauer P320 tabanca, diğer ülkelerden, 
kolluk kuvvetlerinden ve ticari pazardan gelen müşteriler için de önerilmektedir. Askeri modelden biraz farklı olan P320'nin ticari versiyonu.
Modüler çok kalibreli bir tabancadır. Üretici bu tabanca için dönüşüm kitleri sunmaktadır. Kalibre dönüşümleri basitçe değişen varilleri, slaytları, çerçeveleri ve dergileri değiştirir. 
Tüm modeller aynı tetik grubunu kullanır. Böylece aynı tetik grubu, tam boyutlu, kompakt veya hatta alt sıkıştırma tabancası yapmak için farklı ebattaki çerçeveler arasında kolayca hareket eder. 
P320, 9x19 mm, .40 S&W, .375 SIG, .380 ACP ve .45 ACP dahil olmak üzere çeşitli kalibratörlere hızlı bir şekilde dönüştürülebilir.
P320, çift etkili sadece tetikleme özelliğine sahip, kendiliğinden kilitlenen, darbeli ateşlemeli bir tabancadır. Kilitli mermi ile ateşlenen kısa bir geri tepme ile çalışan bir silahtır. 
Tipik SIG Sauer kamla çalışan namluyu kullanır.

Slayt paslanmaz çelikten imal edilmiştir. Çerçeve polimerden yapılmıştır. Bu tabanca tutuş geri tepme yok. Ancak geliştiriciler, herhangi bir el büyüklüğüne uyacağını iddia ediyor. 
Slayt tutma ve serbest bırakma düğmeleri de son derece elverişlidir.
P320, Glock tarzı bir tetikleme güvenliği ile kullanılabilir. İsteğe bağlı olarak elle çerçeveye monteli bir başparmak emniyeti mevcuttur.
P320'nin 9x19 mm'lik tam boyutlu bir sürümü, 17 yuvarlak kapasiteli çift yığın dergiler kullanır. Magazin kapasitesi, tabanca odasına bağlı olarak değişir.
 40 S&W ve .375 SIG'de yayınlanan versiyonlar 14 yuvarlak kapasiteli dergiler kullanmaktadır. .45 ACP'de yayınlanan sürüm 10 yuvarlak dergi kullanır. Dergi bırakma düğmesi geri dönüşümlüdür.
SIG Sauer P320, standart bir Picatinny tipi tabanca rayı ile birlikte gelir. El feneri ve lazer pointer gibi tüm standart taktik aksesuarları kabul eder.
Bu tabanca 3 nokta demir manzarasına sahip. Hem ön hem de arka manzaralar windage ve yükseklik için ayarlanabilir.
Bu silah herhangi bir alet kullanmadan tarladan sıyrılabilir.
Kategoriler
Ar-Ge Aselsan Füze Genel Haberler Teknoloji

F35 nedir Özellikleri nelerdir ?

F-35 NEDİR ?

F16’ların ekonomik ömrünü tamamlamasıyla NATO ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılaması için geliştirilen F-35’ler son insanlı savaş jeti olacak gibi görünüyor. F-35, 5. nesil savaş jetini farklı amaçlar için kullanarak proje maliyetini düşürmeye çalışan üretici firma (Locket Martin) 3 farklı uçak modeli geliştirdi. Bu modeller; F-35A, F-35B ve F-35C dir.

F-35A: Klasik iniş kalkış yapabilen model
F-35B: Dikey iniş kalkış yapabiliyor.
F-35C: Uçak gemileri için geliştirilen model.

Türkiye F-35A modelini kullanarak F-16’ların yükünü hafifletmek istiyor. F-35’in üretim ve gelişim sürecinde 9 ülke bulunuyor bu ülkeler; ABD, Avustralya, İngiltere, Kanada, Türkiye. Danimarka, İtalya, Norveç ve Hollanda.

Uçak parçaları gibi bakımını da farklı ülkeler üstlenecek, Türkiye’nin F-16 motorlarının bakımında uzmanlaşmış olması nedeniyle F-35’in motor bakımlarını üstlendi.

İşte F-35 savaş uçağının tüm özellikleri:

Kanat açıklığı 10,65 m
Kanat Alanı 42.7 m²
Uzunluk 15.67 m
Yükseklik 4.33 m
Boş ağırlığı 13.170 kg 
Yüklü ağırlığı 22,470 kg
Azami Kalkış Ağırlığı 31,800 kg
İtme gücü 28,000 lbf (125 kN)
Artyakıcı ile itme gücü 43,000 lbf (191 kN)
Kaldırma Fanı F135 motoru ve 1× Rolls-Royce Kaldırma motoru(80 kN)
Dahili yakıt F-35A 8.382 kg
Azami hız  1,6+ Mach (1.932 km/h)
Menzil  A 2.200 km
Azami irtifa  60,000 ft (18,288 m) 
Tırmanış değeri  40.000 fit/dak. (200 m/sn)
Muharebe yarıçapı 1.081 km
Muharebe yarıçapıF-35B 868 km
Muharebe yarıçapı F-35C 1.138 km
Kanat yüklemesi  446 kg/m²
G Limiti F-35A, F-35B, F-35C   9 G

TAŞIDIĞI SİLAHLARIN ÖZELLİKLERİ

1 adet 25 mm’lİk top 4 namlulu top.

Havadan karaya füzeler:

AGM-88 HARM

AGM-158 JASSM

Brimstone

Lockheed Martin JAGM

Storm Shadow

SOM

Havadan Havaya Füze:AIM-120 AMRAAM

AIM-9 Sidewinder

IRIS-T

MBDA Meteor

Ant-gemi füzesi:

Naval Strike Missile JSM

Long Range Anti-Ship Missile (LRASM)

Bombaları:

MK-84, MK-83, MK-82 Genel maksat bombaları

CBU-100 küme bombası

Paveway serisi lazer güdümlü bombalar

GBU-39 SDB küçük çap bombalar

JDAM serisi

B61 Nükleer bomba

AGM-154 JSOW

 

Kategoriler
Füze Haberler

S400 Nedir Özellikleri nelerdir

S400 FÜZESİ NEDİR? ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

S-400 Triumf olarak adlandırılan S400 füzesi, orta menzilli hava savunma sistemi S-300’den geliştirilmiş yeni nesil Rus yapımı bir kısa-orta-uzun menzilli hava savunma füze sistemidir. S-400, 1979’da S-300’ün ortaya çıkmasından hemen sonra 1980’lerin başında o zamanki adıyla Almaz Merkezi Tasarım Bürosu tarafından (günümüzde Almaz Bilimsel Endüstriyel Şirketi) Sovyetler Birliği’nde geliştirilmeye başlanmış ve gelişim süreci SSCB’nin dağılması nedeniyle uzun bir evrim olmuştur. S-400’ün S-300 sistemlerinden en önemli farkı daha fazla hedefi aynı anda takip edebilmesi ve gelişmiş elektronik karşı tedbirlere sahip olmasıdır. Ayrıca S-400’de kullanılan radarlar hafif radar izine sahip olan ve hayalet uçak tabir edilen hedefleri takip edebilme yeteneğine sahiptir. S-400 sistemine şu ana kadar pek çok devlet ilgi göstermiş olmasına rağmen Çin Halk Cumhuriyeti haricinde yabancı bir ülkeye satış gerçekleşmemiştir.

S 400 NE ZAMAN GELECEK? İŞTE S 400 TESLİM TARİHİ…

Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Oktay, özetle şunları söyledi: “(Rusya’yla S-400 füzeleri anlaşması) Türkiye kararını verirken sadece kendi çıkarlarını düşünür. S-400 ile alakalı ilk teslimatı temmuzda almayı düşünüyoruz. S-400’ü almamız, Patriot’larla alakalı ‘almıyoruz’ anlamında değil. Bizim ihtiyacımız var ve orada da şartlarımız sağlanırsa oturur konuşuruz. Herhangi bir konuda, hele hele imza atmışsak gereğini yaparız. Türkiye’nin inatlaşma gibi bir tutumu da yok. Türkiye’deki piyasanın bugünkü ve gelecekteki durumuyla S-400’ün uzaktan yakından bir alakası yok.

S400 Füze Sisteminin Teknik Özellikleri Nelerdir ?

S-400’ün geliştirilmesine 1993 yılında başlandı. Ancak, özellikle Soğuk Savaş sonrası savunma sanayine uygulanan bütçe kesintileri nedeniyle tamamlanması oldukça uzun zaman aldı ve ancak yeni bir teknoloji olarak değil, eski sistemin devamı olarak geliştirilebildi.

En fazla 3 bin 500 kilometre uzaklıktan fırlatılan orta menzilli balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip.

Sistemin içinde yer alan bir füzenin ağırlığı 1,8 ton, uzunluğu sekiz metre ve çapı da yaklaşık 50 santimetre. Ayrıca 145 kilograma kadar savaş başlığı taşıyabiliyor.

Testlerine 1999 sonunda başlanan sistem 2007 yılında faaliyete alındı.

Bu sistem, insanlı ya da insansız her türlü hava aracının yanı sıra hem seyir (cruise) hem de balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip. Azami menzili 400 kilometre, ulaşabildiği en yüksek irtifa da 30 kilometre.

Bu nedenle mevcut sistemde kullanılan teknolojinin yüzde 70 ile 80’i bir önceki model olan S-300’den alındı. Bunlar arasında füze depolama sandıkları, fırlatma rampaları ve radarlar bulunuyor.

Kategoriler
Ford Haberler

Ford Otosan Ve Arçelik’ten küresel başarı’sı

Dünya Ekonomik Forumu tarafından Endüstri 4.0 çalışmalarında iyi örnekleri tespit ederek yaygınlaştırmayı hedefleyen “Global Lighthouse Network” seçmelerinde Koç Topluluğu şirketleri fark yarattı.

WEF tarafından yapılan açıklamaya göre, küresel ölçekte yapılan 1000’in üzerinde başvurunun incelenmesinin sonucunda Ford Otosan‘ın Kocaeli Fabrikası ve Romanya’nın Ulmi şehrindeki Arçelik Fabrikası 2019 yılında bu ağa kabul edilen 10 fabrika arasına girdi ve dünyanın en gelişmiş üretim merkezleri arasına adlarını yazdırdı. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Koç Topluluğu olarak küresel bir vizyonla işlerimizi yönetirken, rekabetçiliğimizi artırmaya, teknoloji ve inovasyon kabiliyetlerimizi geliştirmeye odaklanıyoruz. 2016 yılından bu yana yürüttüğümüz Dijital Dönüşüm Programımız ile çevikliğimizi ve verimliliğimizi daha da ileriye taşıyoruz. Dünya Ekonomik Forumu’nun titiz ve detaylı değerlendirmesi sonucunda alanında öncü olan iki fabrikamızın bu önemli ağa dâhil olmasından ve Ülkemizi temsil etmesinden ötürü gurur duyuyoruz” söyledi.

Dünya Ekonomik Forumu, McKinsey ile 2018 yılında başlattığı iş birliği kapsamında Endüstri 4.0 alanında dünya lideri olan üretim tesislerini belirleyerek, bu tesisleri “Global Lighthouse Network” adını verdiği küresel ağa dâhil ediyor. Küresel ağ, sürdürülebilirliği inovasyonun merkezinde tutan üretim merkezlerini belirlemenin yanı sıra, ileri teknolojilere yatırımı özendirmeyi ve bu teknolojilerin başka şirketler tarafından benimsenmesine yardımcı olmayı da hedefliyor. Global Lighthouse Network’e, Endüstri 4.0 uygulamalarını pilot projelerden büyük üretim ölçeğine taşıyarak fayda sağlama başarısını gösteren şirketler kabul ediliyor. Çok uluslu şirketlerden KOBİ’lere, hükümetlerden akademi dünyasına büyük bir ekosistem için “iyi örneklere ışık tuttuğu” kabul edilen bu şirketler, tecrübelerini WEF aracılığıyla diğer paydaşlara da aktarıyorlar. Dünya Ekonomik Forumu’nun bugün yaptığı açıklamaya göre, Koç Topluluğu Şirketleri’nden Ford Otosan’ın Kocaeli ilindeki ticari araç fabrikası ve Romanya’nın Ulmi şehrindeki Arçelik’in çamaşır makinesi fabrikası, Dördüncü Sanayi Devrimi’ni merkeze alan uygulamaları ile “Global Lighthouse Network”e dâhil olma hakkını kazandı. 2018 yılında 16 fabrikanın kabul edildiği ağa, 2019 yılında 10 fabrika dâhil oldu.

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu bu büyük başarıya katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarını tebrik ederken, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: “Koç Topluluğu olarak küresel bir vizyonla işlerimizi yönetirken, rekabetçiliğimizi artırmaya, teknoloji ve inovasyon kabiliyetlerimizi geliştirmeye odaklanıyoruz. 2016 yılından bu yana yürüttüğümüz Dijital Dönüşüm Programımız da şirketlerimizin geleceğe ve küresel rekabete hazırlanmalarına yardım ediyor. Bu çerçevede veri analitiğinden yapay zekâya, nesnelerin internetinden blockchain’e, müşteri deneyiminin zenginleştirilmesinden Endüstri 4.0 uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede çalışıyoruz. Dünya Ekonomik Forumu’nun bugün yayınladığı açıklama ile memnuniyetle görüyorum ki, gayretlerimizin sonuçlarını başarılarla taçlandırmaya devam ediyoruz. Ford Otosan Kocaeli fabrikamız Ülkemizden ve Ford dünyasından ‘Global Lighthouse Network’e kabul sertifikası alan ilk ve tek üretim tesisi oldu. Ne mutlu ki, Kocaeli fabrikamızda yapılan Endüstri 4.0 çalışmaları ile üretim kapasitesinde yüzde 6 oranında artış sağlandı ve daha da önemlisi çalışan bağlılığı önemli ölçüde güçlendirildi. 9 ülkede 23 üretim tesisi bulunan Arçelik’in Romanya’daki çamaşır makinesi fabrikası ise daha kuruluş aşamasında tümüyle Endüstri 4.0 yaklaşımına dayalı olarak tasarlandı. Dijital yetkinliklerimizi zirveye taşıdığımız bir üretim tesisi olan bu fabrikamız, otomasyon, siber fiziksel sistemler ve nesnelerin interneti uygulamalarıyla donatılırken, fabrikadaki tüm makineler birbirlerine ve buluta bağlı çalışıyorlar. Ford Otosan ve Arçelik bu büyük başarıları ile hem Topluluğumuza hem de Ülkemize büyük bir gurur yaşattı. Bu vesileyle geçmişten bugüne bu başarıya katkı sağlamış olan tüm çalışma arkadaşlarımı içtenlikle kutluyorum.”

Kategoriler
Genel Haberler

Mars Roverdan esinlenip Türk Rover yaptılar

Niğde’de makine mühendisliği bölümü son sınıf öğrencisi üç arkadaş, NASA tarafından Mars’a gönderilmesi için yapılan Mars Rover aracından etkilenerek 3D yazıcı teknolojisiyle engebeli arazide hareket edebilen araç geliştirdi.

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümünde okuyan Hakan Kıraç, Serkan Basut ve Beytullah Kayseri, bitirme tezi için insansız kara aracı yapmaya karar verdi.

Çalışmaya başlayan öğrenciler, internette gördükleri Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA)Mars’a göndermek için yaptığı Mars Rover aracından esinlenerek kendi tasarım ve imkanlarıyla engebeli ve dağlık arazilerde kolay hareket edebilen bir araç tasarladı.

Öğrencilerin “Türk Rover” adını verdiği ve parçalarını 3D yazıcıda ürettikleri aracın birbirinden bağımsız 6 tekeri, bir robot kolu bulunuyor ve kamera sistemleriyle görüntü aktarabiliyor. Geliştirilmeye açık olan araç, silah ve mayın tarama gibi sistemlerin takılmasıyla savunma sanayisinde askeri amaçlı kullanıma olanak sağlıyor.

Projede yer alan Hakan Kıraç, yaptığı açıklamada, NASA’nın Mars’a göndermek için yaptığı Mars Rover’dan esinlenerek geliştirdikleri aracı savunma sanayisine hizmet etmesi için tasarladıklarını anlattı.

 

Araçlarının daha da geliştirilmesini amaçladıklarını dile getiren Kıraç, “Engebeli arazide kolay hareket etmesi için 6 tekerlekli bir araç tasarladık. Üstünde malzeme taşıması için robot kol kullandık. Üstü düz, dengede kalmasını sağlıyor. Aynı zamanda üzerine silah sistemleri takılabilir. Şu anda prototip olarak 3 boyutlu yazıcıda üretildi. Bütün parçalarını kendimiz tasarlayıp bastık.” ifadelerini kullandı.

Serkan Basut ise Türk Rover’ın dağlık alanda herhangi bir sıkıntı olmadan ilerleyebildiğini aktardı.

Projeyi tamamen kendi imkanlarıyla yaptıklarına dikkati çeken Basut, “Robot kolu, malzemeleri taşımak için kullanıyoruz. Zaten Mars Rover’ın da mantığı bu. Araçta 6 teker mevcut ve her tekerde DC motor var. Bu motorlar Rover’ın ileri ve geri gitmesini sağlıyor. 6 tane de servo motorumuz mevcut. Servo motorlar da tekerlerin birbirinden farklı hareket etmesini sağlıyor. Ayrıca robot kolumuz da 3 tane servo ve bir DC motor ile çalışıyor.” diye konuştu.

Beytullah Kayseri de aracın robot kol yardımıyla mayın arama dedektörü gibi kullanılabileceğini, araç tasarımlarının geliştirilerek Türk savunma sanayisine hizmet etmesini istediklerini kaydetti.